Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Haberler / Ramazan Bayramı Tatili 9 Gün Oldu
« Son İleti Gönderen: Sınıfçı Nisan 19, 2019, 06:01:37 ÖÖ »


Ramazan Bayramı dolayısıyla bütün kamu çalışanlarının 3 Haziran Pazartesi yarım gün, 7 Haziran Cuma tam gün idari izinli sayıldıkları bildirildi. Böylece Ramazan Bayramı tatili Cumhurbaşkanlığı kararı ile 9 gün oldu. Cumhurbaşkanlığı tarafından tüm kamu kurum ve kuruluşlarına Ramazan Bayramı tatiline ilişkin gönderilen idari izin yazısı şu şekildedir:

Cumhurbaşkanlığı tarafından tüm kamu kurum ve kuruluşlarına Ramazan Bayramı tatiline ilişkin gönderilen idari izin yazısı şu şekildedir:

 “Ramazan Bayramı 3 Haziran 2019 Pazartesi günü saat 13.00’te başlayıp 6 Haziran 2019 Perşembe günü sona erecektir.

Kurum yöneticileri tarafından gerekli tedbirlerin alınarak hizmetlerin aksatılmaması, zorunlu hizmetlerin yürütülmesi için asgari seviyede personel bulundurulması kaydıyla; kamu kurum ve kuruluşlarındaki bütün çalışanların 3 Haziran 2019 Pazartesi günü yarım gün ve 7 Haziran 2019 Cuma günü tam gün idari izinli sayılmaları Sayın Cumhurbaşkanımızca uygun görülmüştür.

İdari izin süresince görevli olanlara herhangi bir fazla ödemede bulunulmayacak ancak kullanmadıkları idari izinleri, idarenin uygun gördüğü zamanlarda kullandırılabilecektir.”

Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
2
Haberler / Okullar Bölgelere Göre Tatil Olabilir
« Son İleti Gönderen: Sınıfçı Nisan 18, 2019, 05:42:29 ÖÖ »
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların tatil programlarında yapılması planlanan değişikliklere ilişkin bölgelere göre tatilin söz konusu olabileceğini belirtti. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, , “Tatillerin düzenlemesi, araya küçük tatiller koymakla ilgili bir açıklamamız olacak.” diye ifade etti.

Milli Eğtim Bakanı Selçuk konuşmalarına şöyle devam etti:

Biz bu tek tip anlayışımızdan kaynaklanan neden dolayısıyla, bölgesel tedbir almakta biraz zorlanıyoruz. Aslında sayın valilerin denetiminde bu konu. Fakat önümüzdeki süreçte bu konuyla ilgili kısa zamanda bir açıklama da yapacağız. Bunu Kültür ve Turizm Bakanlığımızla da başka kurumlarla da görüştük. Tatillerin düzenlemesi, araya küçük tatiller koymakla ilgili bir açıklamamız olacak. Fakat Türkiye birden bire hemen 200 gün, 220 gün olsun gibi bir hazırlığa henüz sahip değil. O, zaman içerisinde dikkate alınabilecek bir şey. Şu anda biz mevcudu ne kadar iyi yapabilirizin peşinde olmalıyız ve bu amaçla da bölgelere göre tatil olabilir, bunun önü açılabilir. Konuyla ilgili takvimi ilan ettiğimizde aslında sayın valilerin zaten yetkisinde olan bazı hususların çok daha işlevsel bir biçimde bölgesel olarak yapılması söz konusu olacak.”

Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
3
Haberler / Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri
« Son İleti Gönderen: Sınıfçı Nisan 17, 2019, 02:29:18 ÖÖ »


Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri Milli Eğitim Temel Kanunu’nda açıkça belirtilmiştir. İşte Milli Eğitim Temel Kanununa göre Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri;

I – Genellik ve eşitlik: (1)
Madde 4 – Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
II – Ferdin ve toplumun ihtiyaçları:
Madde 5 – Milli eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir.
III – Yöneltme:
Madde 6 – Fertler, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler.
(Değişik: 16/8/1997 – 4306/3 md.) Milli eğitim sistemi, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenlenir. Bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabilir.
Yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılır.
IV – Eğitim hakkı:
Madde 7 – İlköğretim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır.
İlköğretim kurumlarından sonraki eğitim kurumlarından vatandaşlar ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanırlar.
V – Fırsat ve imkan eşitliği:
Madde 8 – Eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkan eşitliği sağlanır.
Maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyle parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla gerekli yardımlar yapılır.
Özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınır.
VI – Süreklilik:
Madde 9 – Fertlerin genel ve mesleki eğitimlerinin hayat boyunca devam etmesi esastır.
Gençlerin eğitimi yanında, hayata ve iş alanlarına olumlu bir şekilde uymalarına yardımcı olmak üzere, yetişkinlerin sürekli eğitimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak da bir eğitim görevidir.

VII – Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği:
Madde 10 – (Değişik: 16/6/1983 – 2842/2 md.)
Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim
faaliyetlerinde Atatürk inkılap ve ilkeleri ve Anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır. Milli
ahlak ve milli kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve
öğretilmesine önem verilir.
Milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak Türk dilinin, eğitimin her kademesinde, özellikleri
bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan öğretilmesine önem verilir; çağdaş eğitim ve bilim dili halinde zenginleşmesine çalışılır
ve bu maksatla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile işbirliği yapılarak Mili Eğitim Bakanlığınca gereken
tedbirler alınır.
VIII – Demokrasi eğitimi:
Madde 11 – (Değişik: 16/6/1983 – 2842/3 md.)
Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için yurttaşların sahip olmaları
gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevi değerlere
saygının, her türlü eğitim çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır; ancak, eğitim kurumlarında
Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı siyasi ve ideolojik telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük
siyasi olay ve tartışmalara karışılmasına hiçbir şekilde meydan verilmez.
IX – Laiklik :
Madde 12 – (Değişik: 16/6/1983 – 2842/4 md.)
Türk milli eğitiminde laiklik esastır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda
okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.
X – Bilimsellik:
Madde 13 – Her derece ve türdeki ders programları ve eğitim metotlarıyle ders araç ve gereçleri, bilimsel ve
teknolojik esaslara ve yeniliklere, çevre ve ülke ihtiyaçlarına göre sürekli olarak geliştirilir.
Eğitimde verimliliğin artırılması ve sürekli olarak gelişme ve yenileşmenin sağlanması bilimsel araştırma ve
değerlendirmelere dayalı olarak yapılır.
Bilgi ve teknoloji üretmek ve kültürümüzü geliştirmekle görevli eğitim kurumları gereğince donatılıp güçlendirilir;
bu yöndeki çalışmalar maddi ve manevi bakımından teşvik edilir ve desteklenir.
XI – Planlılık :
Madde 14 – Milli eğitimin gelişmesi iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınma hedeflerine uygun olarak eğitim –
insangücü – istihdam ilişkileri dikkate alınmak suretiyle, sanayileşme ve tarımda modernleşmede gerekli teknolojik gelişmeyi
sağlayacak mesleki ve teknik eğitime ağırlık verecek biçimde planlanır ve gerçekleştirilir.
Mesleklerin kademeleri ve her kademenin unvan, yetki ve sorumlulukları kanunla tespit edilir ve her derece ve
türdeki örgün ve yaygın mesleki eğitim kurumlarının kuruluş ve programları bu kademelere uygun olarak düzenlenir.
Eğitim kurumlarının yer, personel, bina, tesis ve ekleri, donatım, araç, gereç ve kapasiteleri ile ilgili standartlar
önceden tespit edilir ve kurumların bu standartlara göre optimal büyüklükte kurulması ve verimli olarak işletilmesi sağlanır.
XII – Karma eğitim:
Madde 15 – Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkan ve zorunluluklara
göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.

XIII – Eğitim kampüsleri ve okul ile ailenin işbirliği: (1)
Madde 16 – (Değişik: 25/6/2009-5917/17 md.)
Aynı alan içinde birden fazla örgün ve/veya yaygın eğitim kurumunun bir arada bulunması halinde eğitim kampüsü kurulabilir ve bunların ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere eğitim kampüsü yönetimi oluşturulabilir. Eğitim kampüsü bünyesindeki ortak açık alan, kantin, salon ve benzeri yerlerin işlettirilmesi veya işletilmesi kampüs yönetimince yerine getirilir. Bu şekilde elde edilen gelirler, kampüsün ortak giderlerinde kullanılır. Eğitim kampüslerinin kuruluşu, yönetiminin oluşumu, gelirlerinin harcanması ve denetlenmesi ile bu fıkrada belirtilen diğer hususlar Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.
Eğitim kurumlarının amaçlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak için okul ile aile arasında işbirliği sağlanır. Bu amaçla okullarda okul-aile birlikleri kurulur. Okul-aile birlikleri, okulların eğitim ve öğretim hizmetlerine etkinlik ve verimlilik kazandırmak, okulların ve maddi imkânlardan yoksun öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak üzere; aynî ve nakdî bağışları kabul edebilir, maddi katkı sağlamak amacıyla sosyal ve kültürel etkinlikler ve kampanyalar düzenleyebilir, okulların bünyesinde bulunan açık alan, kantin, salon ve benzeri yerleri işlettirebilir veya işletebilirler. Öğrenci velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlanamaz. Okul-aile birliklerinin kuruluş ve işleyişi, birlik organlarının oluşturulması ve seçim şekilleri, sosyal ve kültürel etkinliklerden sağlanan maddi katkılar, bağışların kabulü, harcanması ve denetlenmesi ile açık alan, kantin, salon ve benzeri yerlerin işlettirilmesi veya işletilmesinden sağlanan gelirlerin dağıtım yerleri ve oranları, harcanması ve denetlenmesine dair usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.
Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde, gerekli görülen hallerde il milli eğitim müdürlükleri; il sınırları içerisinde bulunan bir veya birden fazla eğitim kampüsü yönetiminin veya okul-aile birliğinin işlettirebileceği veya işletebileceği yerlere ilişkin ihaleleri bunlar adına yapmaya yetkilidir.
Eğitim kampüsleri ve okul-aile birliklerinin gelirleri, genel bütçe gelirleri ile ilişkilendirilmeksizin eğitim kampüsü yönetimi ve okul-aile birliği adına bankalarda açılan özel hesaplarda tutulur.
Eğitim kampüsü yönetimleri ve okul-aile birlikleri, bu madde kapsamında yapacakları işlemler ve düzenlenen kâğıtlar yönünden damga vergisi ve harçlardan muaf; bunlara ve bunlar tarafından yapılan bağış ve yardımlar ise veraset ve intikal vergisinden müstesnadır.
XIV – Her yerde eğitim:
Madde 17 – Milli eğitimin amaçları yalnız resmi ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, işyerlerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır.
Resmi, özel ve gönüllü her kuruluşun eğitimle ilgili faaliyetleri, Milli Eğitim amaçlarına uygunluğu bakımından Millİ Eğitim Bakanlığının denetimine tabidir.

Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
4
Belirli Gün ve Haftalar / ANNELER GÜNÜ KUTLAMA PROGRAMI
« Son İleti Gönderen: Sınıfçı Nisan 16, 2019, 05:55:12 ÖÖ »
Hayat başıma papatyalarla işlenmiş bir taç taktı…
Papatyaların her birinde sevgi var, emek var, şefkat ve süt kokusu var…
Anne, bu tacın adı.
Papatyalarla süslü, gülücüklerle birbirine tutunmuş, kollayan, koruyan en kıymetli hazine; ANNE…
     
Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmenlerim, Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Misafirler. Hepiniz anneler günü programımıza hoş geldiniz.
Kutlama programının akışını sunuyorum arz ederim.
Açılış.
Günün anlam ve önemini belirten konuşma.
Şiirlerin okunması.
Yazıların okunması.
Okul korosu şarkı dinletisi.
Slaytların izlenmesi. 
Kapanış         

“Anneciğim seni ben,
 Çiçeklerden, yemişten,
 Sarı saçlı bebekten,
 Canımdan çok severim. “
İlk olarak okulumuz 5-A öğrencilerinden ………….. ’i günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapmak üzere buraya davet ediyorum.
“Gitme anne hep yanımda kal,
         Beni kollarına al,
         Pembe gülden daha al,
        Yanağından öperim. “     
Şimdi 2/B sınıfından ………………. ‘ı “Anne”  şiirini okuması için buraya davet ediyorum.

“Annelerin en özlüsü,
Tatlı dilli, şen sözlüsü,
Güler yüzlü, gül yüzlüsü,
Güzel annem, güzel annem!”
“Annem”  adlı şiirini okuması için 4/B sınıfından ……………….. ’nu buraya davet ediyorum.

“Cennet anaların ayakları altındadır .”(HZ. MUHAMMED)
Şimdi de 5/C sınıfı öğrencilerinden ………………… arkadaşımızı  “Annenizi Mutlu Edin”  adlı yazısını okuması için buraya davet ediyorum.

“ Yemeyip de yediren,
Giymeyip de giydiren,
Her an bizi düşünen
Canım annem, gül annem.”
“Ana Öğüdü” adlı şiirini okuması için  3/D sınıfı  öğrencisi ……………… ‘ı buraya davet ediyorum.

“Annelerin en güzeli,
                     Sensin, benim güzel annem.
                     Ilık esen bahar yeli,
                     Sensin, benim güzel annem.”
Şimdi de okulumuz korosunun hazırlamış olduğu şarkıları dinleyeceğiz.

“Güneş yüzlü, altın kalpli,
                     Ağır başlı, tatlı dilli,
                     Meleklerin eşi sanki
                     Sensin, benim güzel annem.”
Şimdi de “Anne Sen Deniz Misin?” adlı şiiri okuması için 7/A sınıfı öğrencilerinden ……………….. ‘i buraya davet ediyorum.

“Açan çiçek, çağlayan su,
                    Gülümseyen engin duygu,
                    Evimizin mutluluğu
                    Sensin, benim güzel annem.”
Şimdi de 6/C sınıfı öğrencilerinden Sevda EKİNCİ ‘yi anne ile ilgili söylenmiş güzel sözleri okuması için buraya davet ediyorum.

“Kol açıp, kanat geren,
Ömrünü bize veren,
Biz gülünce sevinen
Canım annem, gül annem.”
Şimdi “Sol Yanım Acıyor Anne” adlı şiiri slayt eşliğinde 7’A sınıfı öğrencisi ………………… ‘den dinliyoruz.

Karşılıksız tek sevgi ananın çocuğuna duyduğu sevgidir.
İyi ki seninle varım annem. Ellerinden öperim.
“Anneler Günü” münasebetiyle hazırlamış olduğumuz program burada son bulmuştur. Programın hazırlanmasında emeği geçenlere ve bizleri sabırla izlediğiniz için sizlere sonsuz teşekkür ederiz.
SUNUCU: ………………



ANNELER GÜNÜ
( Mayıs ayının ikinci Pazar günü )
Sevgili Arkadaşlar!
     Mayıs ayının ikinci Pazar günü, bütün dünyada Anneler Günü olarak kutlanır. İlk kez 1908 yılında Amerika'da kutlanan Anneler Günü, ülkemizde 1955 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.
     Her annenin, kendi yavrusunu canından çok sevdiğini söylemeye gerek var mı bilmiyorum. Karnında dokuz ay taşıdığı, süt verip altını temizlediği, her türlü bakımını yapıp, başucunda uykusuz geceler geçirdiği yavrusunu her anne hiç karşılık beklemeden sever.
      Anne sevgisinin gücünü açıklayan bir öykü anlatmak istiyorum:
Bir zamanlar bir genç, kötü kalpli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemiş. Ancak kız, korkunç bir şart ileri sürerek "Senin sevgini ölçmek istiyorum." Demiş. "Bakalım beni gerçekten seviyor musun? Bunun için de köpeğime yedirmek için, bana annenin kalbini getireceksin!"
          Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karşısında uzun bir tereddüt geçirmiş. Sonunda kızın istediğini yerine getirerek annesini öldürmüş. Çıkardığı kalbini bir mendile koyup kızın evine doğru yönelmiş. Hızla giderken ayağı bir taşa takılmış. Mendile sarılı kalp bir tarafa, kendisi de bir tarafa düşmüş. Canı acıdığı için, ağzından ister istemez "Ah anacığım!" sözleri dökülmüş.
         Annesinin tozlara bulanan ve hâlâ soğumamı olan kalbinden, o an bir ses yükselmiş; "Canım yavrum, bir yerin acıdı mı?"
          Aslında her günün Anneler Günü olması gerekir. Annelerimiz bizim en değerli varlıklarımızdır. En değerli varlıklara nasıl davranılması gerekiyorsa annelerimize de öyle davranmalıyız. Ev temizliğinde ve mutfak işlerinde annemize yardımcı olmalı, yapabildiğimiz ölçüde onlara hizmet etmeliyiz. Sadece Anneler Gününde değil, onların gönüllerini alacak hediyeleri her zaman vermeliyiz.
         Hepinize, anne sevgisi ile dopdolu bir ömür diliyorum.

ANNE
Sen baharda nazlı çiçek,
Ben çiçekte tombul böcek,
Sensin beni güldürecek,
Anneciğim, biriciğim.

Kulağımda tatlı sesin,
Ninni yavrum uyu dersin,
Sevgi bağın eksilmesin
Anneciğim, biriciğim.
Mevlüt KAPLAN







ANNEM
Elim sensin, kolum sen,
Doğrulukta yolum sen.
Sen birazcık üzülsen,
Dayanamam ben annem.

Sevgin her şeye değer,
Tüm sevgini bana ver,
Yanımda yoksan eğer,
Uyuyamam ben annem.

Küsmezsin üzdüm diye,
Kızmazsın bilmem niye,
Gönlündeki sevgiye,
Doyamam ben hiç annem.

Tutunacak dalımsın,
Yanağımda alımsın,
Canım, gülüm, balımsın,
Olamam sensiz annem.
                   Nejat Sefercioğlu

ANNENİZİ MUTLU EDİN!
Sabahları kalktığınızda "günaydın" deyin. Bunu arkadaşlarınıza mutlaka yaparsınız, annenizden esirgemeyin…
Öylece "Ben yatıyorum" demek yerine, "İyi geceler anne, ben yatıyorum" diyerek bile pek çok sorunu halledebilirsiniz…Belkide onunla uyuyabilirsiniz
Annenizi arada bir öpün. Sıkça yapın ki, öptüğünüz zaman ondan bir şey istediğinizi zannetmesin…
En klasik adımlardan biridir. Arada bir mutfakta anneye yardım etmek her iki tarafa da iyi gelir…
Ona arada bir hediye alın. Ama dikkat edin mutfak ya da ev işleriyle ilgili olmasın. Sadece onu ilgilendiren, sadece onun seveceği, kullanacağı bir şeyler almaya özen gösterin…
Akşam eve geldiğinizde ya da onu her aradığınızda "nasılsın" diye sorun ve cevabı mutlaka dinleyin…
Hayatınıza dair bazı ayrıntıları ona anlatın. Sırdaşınız olsun, korkmayın… Sizi ailenin diğer üyelerinden bu bilgiler sayesinde koruyacaktır, sırtınızı ona yaslayın…
Ve annenize iltifat edin. Sizce de bunu en çok hak eden o değil mi?




ANA  ÖĞÜDÜ
Çiçekleri ezme yavrum
Çiçekler bir yüreğe benzer
Çiçek ezen, insan ezer.
Sakın sen kuş vurma yavrum
En engin bir kardeşlikte
Uçar kuşlar gökyüzünde.
Tüfekle oynama yavrum
Şakacığı bile çirkin
Bir canlıyı öldürmenin.
Gel bir çiçek ol sen yavrum
Kendi ülkenin renginde
Şu yeryüzü demetinde.
Tahsin SARAÇ

ANNE SEN DENİZ MİSİN?
Gelip geçen mevsimler
Duyguları silmez mi?
Anne sen deniz misin,
Sevgin hiç eksilmez mi?
Hayat yelkenim doldu
Sıcacık nefesinle,
Enginlere açıldım
Dua yüklü sesinle.
Ne zaman "anne" desem
Derdime derman oldun,
Fırtınalar kopunca
Güvenli liman oldun.
Gözünden ayırmadın
Bulut gibi, nem gibi.
Biricik annem gibi.
Hakk'ın kabul ettiği
En güzel dilek misin?
Etrafımda dolaşan
Tatlı bir melek misin?
Bilmem ki senin için
Neler yapıyım anne?
Mübarek ellerinden
Her gün öpeyim anne.

GÜZEL SÖZLER
Ağlarsa anam ağlar, başkası yalan ağlar.
Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz.
Cennet anaların ayakları altındadır. (Hz. Muhammed)
Hiçbir süs bir kadını analık sevgisi kadar güzelleştiremez.
Değeri ölçülemeyen tek şey anne sevgisidir.
Annenin kucağında uyumak, kralın yatağında uyumaktan daha iyidir.
Kul hakkı Tanrı hakkından, ana hakkı tüm kul haklarından üstündür.
Türk milleti öyle analara sahiptir ki, her devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. (ATATÜRK)
Kadının en büyük vazifesi analıktır. (ATATÜRK)
Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.(ATATÜRK)
Anne kalbi, çocuğun okuludur. (Henri Ward)
Anne bir sanatçı, en güzel eseri yavrusudur.
Anasız ev ıssız geceye benzer.
Anne kalbi çocuğun okuludur.
Bir milletin geleceği, anaların yetiştireceği çocuklardır.
Ana sevgisi, bütün sevgilerin kaynağıdır.
Anneye borç tükenmez.
5
Haberler / EBA Nedir ve Nasıl Kullanılır?
« Son İleti Gönderen: Sınıfçı Nisan 16, 2019, 03:19:39 ÖÖ »


EBA (Eğitim Bilişim Ağı) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulmuş internet teknolojilerini kullanan sosyal bir eğitim platformudur. Sistemin amacı gençlerin sosyal faaliyetlerini geliştirme ve akademik başarılarına katkı sağlamaktır. Eğitimde vakit ya da yer sıkıntısı yaşamaksızın öğrenci, öğretmen, veli, yönetici ya da mezunların kullanımına sunulan platform herkese açık bir uygulamadır. Ancak ders ve kurs uygulamalarını sadece öğrenci ve öğretmenler kullanabilmektedir. EBA nedir sorusuna kısaca sistemi şu şekilde tarif etmek mümkündür;

·         Farklı içeriklerin sunulduğu
·         Bilişim kültürü ve eğitimin bir arada kullanılmasının sağlandığı
·         Zengin içerikler ile kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılama imkanı verildiği
·         Sosyal ağ üzerinden karşılıklı bilgi alışverişi yapıldığı
·         Farklı öğrenme becerisine sahip öğrencilerin de kullanabildiği
·         Tüm öğretmenleri tek bir platformda buluşturarak eğitime yön verildiği
·         Teknolojinin eğitimde bir araç olarak kullanıldığı sosyal eğitim platformu.
EBA ile asıl amaçlanan bilgiye ihtiyaç duyulduğu anda teknolojiden de faydalanarak her an bilgiye ulaşılmasını sağlamaktır. Burada yürütülen çalışmalarda her sınıf seviyesine uygun eğitimle ilgili içerikler oluşturulmaktadır. Sadece öğretmenler ve öğrenciler için değil, velilerin de sistem üzerinden çocukların eğitimini takip etmesi mümkün. Bu sayede eğitimin iyileştirilmesinde velilerin de katkısı sağlanmaktadır.

EBA’na Nasıl Giriş Yapılır?
Genel olarak öğretmen, öğrenci, veli ve mezunlara açık olan sistemin ders ve kurs uygulamalarına sadece öğretmen ve öğrenciler giriş yapabilmektedir. EBA’ya giriş yapabilmek için öncelikle eba.gov.tr sayfasına giriş yapmak gerekmektedir. Ardından MEBBİS şifresini kullanarak EBA şifresi oluşturulmalıdır.  Devlet okullarında ya da özel okullarda okuyan öğrenciler e-okul şifresini kullanmalıdır. Açık öğretim öğrencileri ise açıköğretim şifrelerini kullanarak sisteme giriş yapabilmektedir.  EBA üyeliği oluşturulduktan sonra istenildiği zaman sayfadaki içeriklerden faydalanmak ve paylaşım yapmak mümkün.
EBA teknolojinin eğitime uyarlanmış faydasıdır. Eğitimle ilgili bilgilerin paylaşıldığı, bilgiden bilgi üretildiği ve sosyal bir platform üzerinden bilgi paylaşımı yapıldığı bu platformda öğrenci ve öğretmenler ortak paydada buluşmaktadır. EBA sayesinde İhtiyaç duyulan her yerde günümüz teknolojilerinden faydalanarak bilgiye ulaşmak mümkün hale gelmektedir. Bilgilerin etkili materyaller kullanılarak online ortama entegrasyonu ile bilginin geniş kitlelere yayılması sağlanmaktadır.

Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
6
Matematik / Saatler İle İlgili Etkinlikler
« Son İleti Gönderen: Administrator Nisan 15, 2019, 05:06:29 ÖÖ »
Saatler İle İlgili Etkinlikler ile saatleri kolayca öğrenin
7
Türkçe / İSMİN HALLERİ ( ADIN DURUMLARI)
« Son İleti Gönderen: Administrator Nisan 15, 2019, 05:03:52 ÖÖ »
İsmin halleri 5 şekildedir.
İsmin Yalın Hali: Kelimenin sonunda ek olmaz. (kitap, halı)
İsmin –e Hali: Kelimenin sonuna -e, -a eklerinden birisi gelir.
(kaleme, makasa)

İsmin –i Hali: Kelimenin sonuna –i, -ı, -ü, -u eklerinden birisi gelir.
(kalemi, makası, odunu, üzümü)

İsmin –de Hali: Kelimenin sonuna –de, -da, -te, -ta eklerinden birisi gelir.
(masada,  cevizde, kuşta, miskette)

 İsmin –den Hali: Kelimenin sonuna –den, -dan, -ten, -tan eklerinden birisi gelir.
(defterden, kitaptan, sepetten, duvardan)

NOT: İsmin –i hali ile –e halini yazarken;  ek getireceğimiz kelimenin sonu sesli harf (a-e-ı-i-o-ö-u-ü) ile bitiyorsa kelime ile ek arasına kaynaştırma harflerinden (y-ş-s-n) biri gelir.   (masayı,  sırası, çantanı)
8
Türkçe / ANLAMLI ve KURALLI CÜMLE OLUŞTURMA ETKİNLİĞİ
« Son İleti Gönderen: Administrator Nisan 15, 2019, 05:02:51 ÖÖ »
*Aşağıdaki karışık halde verilmiş olan kelimeleri anlamlı ve kurallı cümle haline getiriniz.

*bu – kentteki – parkı – severmiş – çok – herkes
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*gelmiş – bu – öğle – parka – öğrenci – bir – üzeri – öğrenci
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*gölgelendirdiği – çimenlerin – yerleşmiş – yemyeşil – ağacın – bir – üzerine
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*içmiş – yemiş – ayranını – böreğini – yaptığı – annesinin
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*izleyerek – dinlenmiş – eğlenip – çevresindeki – güzellikleri
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*beklemekteymiş – çöp – kutusu – oysa – onu – kenarda
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*parka – çocuk – iki – gün – daha – ertesi – aynı – gelmiş
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*onlarda – aynı – oturup – altında – ağacın – yemişler – mısırlarını
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*üşenmişler – çöp – kadar – kutusuna – gitmeye
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*oysa – kutusu – oracıkta – hemen- çöp – durmaktaymış – bomboş
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*gelmiş – aynı – üç – parka –çocuk – daha
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*yiye yiye – çocuk – elmaları – aynı – ellerindeki – parka – gelmiş – dört
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*başlamış – yavaş yavaş – üstü – çöplerle – çimenlerin – örtülmeye
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*pişirmişler – yakıp – köfte – mangallarını
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*bu – dayanamayıp – çöp – ağlamış – duruma – kutusu
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*olmuş – parka – artık – insanlar – gelmez
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*parkın – dönmüş – görünce – üzülmüş – çocuk – çöplüğe – halini – çok
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*iki – gözlerinden – gözyaşı – süzülüp – akıvermiş – damla – yanaklarından
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*çiçekler – vermiş – parka – atıp – renk - boy
   ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………
9
Fen Bilimleri / Soluk Alıp Verme Nasıl Yapılır?
« Son İleti Gönderen: Administrator Nisan 15, 2019, 05:01:00 ÖÖ »
BURUN: Burun, atmosferdeki havanın vücuda giriş kapısıdır. Hava, soluk alma sırasında önce burna gelir. Alınan hava burunda ısıtılır, nemlendirilir ve tozlardan arındırılır. Bu sebeple burundan soluk alıp vermek ağzından soluk almaktan daha sağlıklıdır. Soluk alma organı olan burun aynı zamanda koku almada da görev yapar.
 
SOLUK BORUSU: Soluk borusu gırtlaktan gelen havayı akciğerlere taşıyan borudur. Soluk borusu akciğerlere girerken iki kola ayrılır. Bu sayede her iki akciğere de hava taşınır.
 
DİYAFRAM: Diyafram, göğüs boşluğunu, karın boşluğundan ayıran kaslı yapıdır. Diyafram kasılıp gevşeyerek göğüs boşluğunun büyüyüp küçülmesini sağlar. Göğüs boşluğunun hacminin artıp azalması soluk alıp verme olayının gerçekleşmesini sağlar.
Soluk alıp vermede: burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerimiz görevlidir. Diyafram solunuma yardımcı bir organdır. Agız, soluk alıp verme organı değildir. Burnumuz tıkandığında ağızdan soluk alıp vermek zorunda kalırız. Ancak burundan solunum yapmak daha sağlıklıdır.

YUTAK: Yiyecekler yemek borusuyla mideye, hava ise soluk borusuyla akciğerlere taşınır. Yutak: Ağız, burun, yemek borusu ve soluk borusunun arasında bulunan ve bu yapıları birbirine bağlayan bir kavşak gibi çalışır. Burundan alınan hava yutaktan geçerek soluk borusuna gider.
 
GIRTLAK: Gırtlak soluk borusunun başlangıç kısmıdır. Yutaktan gelen hava gırtlaktan geçerek soluk borusuna ulaşır. Gırtlak, besin yutma sırasında kapanır.
Gırtlak, boğazımızın ön kısmındaki çıkıntıyı oluşturur.

AKCİĞERLER: Akciğerler göğüs boşluğunun içinde yer alır. Sağ ve solda olmak üzere iki kısımdan oluşur.
Soluk borusu akciğerlerde çok küçük dallara ayrılır. Hava taşıyan bu ince kanallar akciğerin her yerine ayrılır. Akciğerlerde, hava ile kan arasında oksijenlen ve karbondioksit değişimi gerçekleşir.
Her soluk almada akciğerlerimiz havayla dolar. Soluk vermede ise akciğerdeki hava dışarı atılır. Soluk alıp verirken vücutta bazı değişiklikler gerçekleşir.
 
Soluk Alırken:
*Kaburga ve diyafram kasları kasılır. Diyafram düzleşir ve kaburga kemikleri dışarı doğru çekilir.
*Göğüs kafesi genişler. Akciğerlere hava dolar.
*Alınan havadaki oksijen kana, kandaki karbondioksit akciğerlere geçer.
Soluk Verirken:
*Kaburga kasları ve diyafram gevşer. Göğüs boşluğu küçülür.
*Daralan göğüs kafesi akciğerleri sıkıştırır.
*Akciğerdeki kirli hava dışarı atılır.
 
 
 

Neden Soluk Alıp Veriyoruz?


Bir insanın yasayıp yasamadığını anlama yöntemlerinden birisi, soluk alıp vermesinin kontrol edilmesidir. Soluk alıp veren birinin canlı olduğu anlaşılır. Soluk alma sırasında akciğerlere  gönderilen hava insanların hayatlarını devam ettirebilmesi için çok önemlidir. İnsanlar diğer canlılarda olduğu gibi tüm yaşamsal faaliyetler için enerjiye ihtiyaç duyar. Kalbimiz çalışması, yediğimiz besinlerin sindirim organlarında ilerlemesi, hareket etmemiz, zihinsel faaliyetlerimiz ve soluk alıp vermesi için enerji gereklidir. İnsan vücudunda üretilen enerjinin kaynağı, yenilen besinlerdir. Besinlerdeki enerjinin ortaya çıkarılabilmesi için oksijen gereklidir. Soluk alma sırasında havadaki oksijen kana gecer. Oksijen, kanla vücudun her yerine dağıtılır. Benzer şekilde besinler de kanla vücuda dağıtılır. Vücudun her kısmında besin ve oksijen kullanılarak enerji üretilir. Enerji üretme işlemi sonucunda karbondioksit gazı açığa çıkar. Karbondioksit gazı yine kan yoluyla akciğerlere getirilir. Akciğerlerde havaya karışan karbondioksit, soluk verme ile dışarı atılır.

10
Fen Bilimleri / MİKROSKOBİK CANLILAR
« Son İleti Gönderen: Administrator Nisan 15, 2019, 04:59:14 ÖÖ »
Çevremizde gözle görebildiğimiz kadar göremediğimiz birçok canlı vardır. Gözle görülemeyecek kadar küçük olan bu canlıları mikroskop kullanarak görebiliriz. Mikroskop kullanarak görebildiğimiz canlılara mikroskobik canlı denir.

   
Yararlı Mikroskobik Canlılar :

Sütten peynir yada yoğurt oluşmasını sağlarlar.
Sudaki mikroskobik canlılar suda yaşayan birçok canlıya besin kaynağı olurlar.
Üzümden sirke oluşmasını sağlarlar
Bitki ve hayvan kalıntılarını çürüterek besin ve mineralleri toprağa karıştırırlar.

Zararlı Mikroskobik Canlılar :

Birçok hastalığa neden olurlar.
Dişlerin çürümesine neden olurlar.
Besinlerin bozulmasına neden olurlar.
Verem ,tifo , kuduz gibi, bulaşıcı hastalıklara neden olurlar.
Mikroskobik canlılar, sıcaklık ve nemin olduğu her yerde kolaylıkla çoğaldıkları için besinlerin bozulmaması için bazı yöntemler kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları pastorizasyon,kurutma,tuzlamadır.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10